26 Temmuz 2017 Çarşamba

Sana ne?

Neden bazı insanlar başkalarının hayatlarına burunlarını sokmayı görev edinirler? Bir bilen varsa kamuoyu açıklaması yapsın lütfen.. Yani sorduğun sorunun cevabını yüreğin kaldıracak mı acaba diye düşünmeden sırf soru sormak için soru sorulur mu bir insana? Veya gereksiz yere yorum yaparak o kişinin yarasına tuz basmaya gerek var mı? 

Mesela son cevabı "SANA NE" olan en tehlikeli diyalog senaryoları:

- Neden evlenmiyorsun? 
- Hayatımda biri yok.
- Neden yok?
- Kafama göre birini bulamadım. (Asıl gerçeği yansıtmayan cümle, ısrar etme işte)
- Vardır ya herkesin kafasına göre biri çok eleyip sık dokuma sen birini bul evlen.
- Yani vardır da şu an birini istemiyorum.
- Yanlızlık Allaha'a mahsus yaa çok abartma..
- SANA NE? Ya kardeşim niye uzatıyorsun? Belki biri bana tecavüz etti sevgiye olan inancım kalmadı.. Ya da biseksüelim karşı cins itici geliyor... SANA NE? 
- Uppss..


- Siz evleneli ne kadar oldu?
- 5 yıl.
- Yaa oldu mu o kadar? Maşallah :)
- Evet oldu.
- Neden çocuğunuz yok?
- Şu an düşünmüyoruz.
- Aa olur mu öyle şey, çocuk evin neşesi, bence hemen yapın..
- Hayırlısı yaa bakarız.. 
- Geçiştirmeyin yapın bence uzatmayın..
- Ya vakti gelince olur çok sık boğaz etmeye gerek yok. (Sınırdasın uzatma!!!)
- Yaş geçiyor sonra pişman olursunuz..
- SANA NE? Yaa kardeşim niye uzatıyorsun? Belki kısırım çocuğum olmuyor. Belki eşim benim aldatıyor. Belki genetik bir bozukluğum var çocuğuma geçsin istemiyorum. SANA NE?
- Uppss..

- Yine mi kilo aldın sen?
- Evet biraz aldım ama vermeye çalışıyorum.
- Ver ver kilo yakışmıyor sana. Topaç gibi olmuşsun yine..
- Evet de bu kadar abartmaya gerek yok.. 
- Olsun sen diyet falan yap spora git. Neden böyle kilo alıyorsun hiç araştırdın mı?
- Yapısal bir şey isteyince veriyorum. (Tamaaaam konuyu değiştir!)
- Sende hep diyettesin yaa..
- Ya kardeşim SANA NE? Çocuk yapmak işçin hormon hapı kullandım o kilo aldırdı şimdi veremeye çalışıyorum.. Belki ölümcül bir hastalığım var ilaçları böyle yaptı.. SANA NE?
- Uppss..


Bu diyaloglar daha uzar gider.. 

Son söz: 
"Ön yargılarınızı kendinize saklayın.. Bilmediğiniz hayatlara burnunuzu sokmayın.. Haddinizi aşan konularda yorum yapmayın.. Ağzınızı yaya yaya kimse hakkında konuşmayın..O uzun burnunuzu veya  dilinizi koparıverirler unutmayın..."

26.07.2017






19 Ekim 2010 Salı

Ankara'ya...

Hiç aklıma gelmezdi ilk tatilimde koşa koşa sana geleceğim..
Hiçbir zaman sevmedim seni biliyorsun sevemedim..
Ama alışkanlıklar işte yaşanmışlıklar..
İstemese de çekiyor kendini sana..
Hatta hep dedim “hiçbir zaman özlemeyeceğim seni” diye
Ama olmuyor işte özlüyor insan, arıyor eski günleri, yaşananları..
Sen özledin mi acaba beni? Hiç sanmıyorum..
Hatta unutmuşsundur sen beni..
Kim bilir kaç kişi gelip geçti, hatta kaç kişi gelip geçecek hayatından..
Her gün mutlaka geliyor seninle yaptığım bir şey aklıma..
Bazen sabah uyandığımda bakıyorum sen yoksun, o zaman anlıyorum artık olmayacağını..
İçim cız ediyor ama yapabileceğim bir şey yok, bunu seçtik ikimizde..
Ne sen beni istedin içinde, ne de ben istedim senin içinde olmayı..
Artık sadece tatillerde görüşmek üzere,
O da tabi eserse…




28 Aralık 2009 Pazartesi

Çekip gidesim geldi yine..

Çekip gidesim geldi yine.. nereye yada kimin yanına olduğunu bilmiyorum ama var işte bir gideselik.. kaçıp gitmek istiyorum bu soğuk, kasvetli, sıkıcı şehirden.. beni bağlayan şeyler gün geçtikçe azaldıkça bu şehirden, nedense hep kalıyorum bu şehirde..

Gitmiyorum lan hiç bir yere, kazık çakacağım bu şehre…

(belki böyle dersem işe yarar giderim sonunda ;))

25 Aralık 2009 Cuma

Bir şeyleri  özlüyorum ama tam olarak o özlediğim şey ne bilmiyorum.. Bir şey eksik sadece hayatımda onu biliyorum.. Bu biri mi yoksa birileri mi bilmiyorum da bildiğim eksiğim son zamanlarda..

11 Ocak 2009 Pazar

İSYANIM VAR

İçinde yaşamalı insan sevgisini, nefretini, mutluluğunu, üzüntüsünü, öfkesini, sakinliğini, çılgınlığını içinde yaşamalı hissettiklerini.. Yada beklemeli önce ne kadar sürecek bu hissettiklerim diye.. Çünkü sen ne kadar çok gösterirsen karşındakine hissettiklerini o da zamanla o kadar çok bıkar senin hissettiklerinden.. İnsan oğlu bu doyumsuz, hep aç duyguya ne kadar çok verirsen o kadar çok alır hiç vermek istemez karşısındakine hislerini.. Yada tepkisiz davranır senin hissettiklerine; seviyorum dersin bakar öyle, “sinirden kuduruyorum” dersin “sakin ol” der sadece sanki o sakin ol deyince her şey geçiyormuş gibi.. Sürekli söylersen o an hissettiklerini belli bir süre sonra zaten anlamını yitirir hissettiklerin de.. Düşünsene sürekli sevgiline seni seviyorum dediğini belli bir süre sonra sadece güne başlarken günaydın gün biterken iyi geceler yanından ayrılırken hoşça kal telefonu kapatırken görüşürüz demek gibi olur.. Tüm verdiği duyguyu, anlamı kaybeder belli bir süre sonra.. Ama anı yaşamak diye bir şey var.. Yeni moda olan bir şey var.. Özellikle de gençlerde anı yaşamak diye bir şey.. Belki ben bu yüzden sürekli sevgilime onu sevdiğimi söylemek istiyorum ama sürekli söylersem bir anlamı olmayacak.. Eee hani anı yaşıyorduk noldu? Hahaha… Nereye yaşıyorsun kardeşim anı, kaç kişi vardır yarını düşünmeden geçiren, gelecek planı yapmayan yada kaç kişi vardır çok mutluyken bir kişinin söylediği sözle tüm mutluluğu gitmeyen kaç kişi vardır çok üzgünken sevdiği bir kişinin gelip ona sarılması sonucu gülümsemeyen kaç kişi vardır.. Belki ben üzüntümü yaşamak istiyorum sonuna kadar dibine kadar neden insanlar üzülmesin ister sevdiğinin, belki ben mutluluğumu yaşamak istiyorum dibine kadar neden seni sevmeyen seni mutsuz etmek için bir şey söyler yada ben neden kanarım beni sevmeyene neden onun amacına ulaşmasına izin veririm, anı yaşamaya noldu? Belki ben sevişmek istiyorum sevgilimle şehir merkezinde o anda o dakikada ama yapamıyorum anı yaşayamıyorum neden? Belki ben banka benim paramı çekti diye tepine tepine ağlamak istiyorum bankanın önünde ama yapamıyorum anı yaşayamıyorum neden? Belki ben kimseyi görmek istemiyorum yada kimseyle konuşmak istemiyorum nadasa bırakmak istiyorum kendimi yapamıyorum anı yaşamak nirvanaya ulaşmak istiyorum ama anı yaşayamıyorum neden? Bende anı yaşıyorum diyenlerden biriyim neden bunları yapamıyorum peki bende mi bir sorun var yoksa herkes bunu yapabiliyor da ben mi yapmıyorum yoksa anı yaşamak diye bir şey yok mu herkes birbirini mi kandırıyor? Kim verecek bana bu soruların cevabını peki?
Anı yaşamak da yalan karşındakine hissettiklerini anlatmak da yalan.. Ama kimse bunun farkında değil.. Peki neden ben farkındayım ve neden gecenin üçünde oturmuş bunları yazıyorum? Kendimi rahatlatmak için mi yoksa insanlara kendimi anlatabilmek için mi? Bilmiyorum…

Tek bildiğim içinde yaşayacaksın hissettiklerini ve anını..